Mehmet Ali Kaya hocamız ve bazı Nur talebelerinin ''Hz. Mehdi (as) sakalsız olacak'' iddiası doğru değildir!
1-MEHMET ALİ KAYA’NIN, "HZ. MEHDİ (AS)’IN SAKALI OLMAYACAĞI" İDDİASI DOĞRU DEĞİLDİR:
Mehmet Ali Kaya Hocamız, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin sözde asırlardır beklenen Büyük Mehdi olduğunu iddia etmektedir. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiği Hz. Mehdi (as)’a ait özelliklerin de birebir Bediüzzaman Hazretlerine uyduğunu öne sürmektedir. Mehmet Ali Kaya’nın bu doğrultudaki iddialarından biri de ‘Hz. Mehdi (as)’ın sakalsız olacağı’dır.
Mehmet Ali Kaya Asırların Rehberleri Mücedditler adlı eserinde şöyle demektedir:
“Mehdi’nin sakallı olacağı doğrudur; ama AHİR ZAMANDA GELECEK OLAN “MEHDİ-İ AZAMIN” SAKALLI OLACAĞI KESİN DEĞİLDİR...” (Mehmet Ali Kaya, Asırların Rehberleri Mücedditler ve Kıyamet Alametleri, Deccal-Mehdi; Yeni Asya Neşriyat, 1. Baskı, sf. 263)
Mehmet Ali Kaya bu iddiasına ise kendince şu hadisi delil göstermektedir:
“... Elbette Mehdi-i Azam’dan önce pek çok hidayet rehberi Mehdi’ler gelmiştir. Bunların sakallı oldukları da doğrudur. Dolayısıyla hadisler doğrudur. Ancak “Mehdi-i Azam” ve “Deccal ve Süfyan’a” karşı mücadele eden “Zat-ı Nurani” hakkında farklı hadisler vardır ki özel olarak O’na işaret etmektedir. Bu hadislerden en önemlisi “Said fitnelerden uzak duran kişidir. Fitnelere maruz kalır da sabreder. Ona müjdeler olsun, onu bu hale düşürenlere de yazıklar olsun”(Fethu’l-Kebîr, 1:315; Hilyetu’l-Evliya’dan naklen Ramuzu’l-Hadis, 105; Feyzü’l-Kadir, 2:377 Hadis No: 2081) hadisidir. Bu hadiste geçen “Vâhâ” (FEVAHEN) kelimesini İslam bilginleri “yüzü açık ve sakalı yok” manasına geldiğini söylerler. Ramuz’da bu konuda açıklamalar vardır. Bu hadisin izahı ve kaynakları (Şaban Döğen, Mehdi ve Deccal, Gençlik Yayınları, 2001, s. 158) bu kitapta da vardır.” (Mehmet Ali Kaya, Asırların Rehberleri Mücedditler ve Kıyamet Alametleri, Deccal-Mehdi; Yeni Asya Neşriyat, 1. baskı, sf. 263)
“Peygamberimiz (asm), “İnne’s-Saide limen cünnibe’l-fiten. İnne’s-Saide limen cünnibe’l-fiten. İnne’s-Saide limen cünnibe’l-fiten. Fe-vahen sümme vaha” yani “Said, fitnelere maruz kalan ve korunan kimsedir. Fitnelere maruz kalır da sabreder. O, SAKALSIZ VE ZAYIF ADAM.” buyurarak Mehdi’nin şahsını tarif etmiştir.” (Mehmet Ali Kaya, Asırların Rehberleri Mücedditler ve Kıyamet Alametleri, Deccal-Mehdi; Yeni Asya Neşriyat, 1. baskı, sf. 225)
Oysa ki Mehmet Ali Kaya’nın kendisine göre tercüme ederek kullandığı bu hadiste Hz. Mehdi (as)’ın sakalsız olacağına yönelik hiçbir bilgi yoktur.
Söz konusu hadis, Kütübü Sitte adlı eserin “Fitneler, hevalar ve ihtilaflar bölümü”nde, “fitnede sabır” başlığı altında yer almaktadır. Ve bu, Mehmet Ali Kaya’nın iddia ettiği gibi Bediüzzaman Hazretleri’ne değil, tüm Müslümanlara hitap eden bir hadistir. Hadiste Mehdi (as)’ın sakalıyla ilgili bir konudan ise HİÇ BAHSEDİLMEMEKTEDİR!
"HZ. MEHDİ (AS)’IN SAKALI OLMAYACAĞI" İDDİASINA SÖZDE DELİL GÖSTERİLEN HADİS, "SÜNEN-İ EBU DAVUD" HADİS KİTABINDA ŞU ŞEKİLDE GEÇMEKTEDİR
Mikdad b. el Esved (radıyallahu anh) şöyle demiştir: Allah’a yemin ederim ki Resulullah (sav)’i şöyle söylerken işittim: "Şüphesiz Mesud kişi fitnelerden uzak kalandır. Şüphesiz Mesud kişi fitnelerden uzak kalandır. Şüphesiz Mesud kişi fitnelerden uzak kalan, bir belaya uğradığında sabredendir. (Fitneye katılana) vah yazık!" [Ebu Davud, Fiten 2, (4263).]
"HZ. MEHDİ (AS)’IN SAKALI OLMAYACAĞI" İDDİASINA SÖZDE DELİL GÖSTERİLEN HADİS, "CAMİ’ÜS-SAĞİR" ADLI ESERDE İSE ŞU ŞEKİLDE GEÇMEKTEDİR
MEHMET ALİ KAYA’NIN HADİSİ KULLANDIĞI ŞEKLİ İSE ŞÖYLEDİR:
“Said, fitnelere maruz kalan ve korunan kimsedir. Fitnelere maruz kalır da sabreder. O, sakalsız ve zayıf adam.” (Fevahen)
HADİSİN ARAPÇASI İSE ŞU ŞEKİLDEDİR:
“İnne’s-Saide limen cünnibe’l-fiten. İnne’s-Saide limen cünnibe’l-fiten. İnne’s-Saide limen cünnibe’l-fiten. Fe-vahen...”
Hadisin başındaki “bahtiyar odur ki – innessaide limen ” ifadesi “bahtiyar olan, said olan, mutlu olan o kimsedir ki” anlamındadır ve ismi “SAİD” olan bir kimseden değil, “fitne zamanında hangi tavırda bulunan kişinin mutlu, yani said olacağı”ndan bahsedilmektedir.
İNNE’S-SAİDE-LİMEN = SAİD OLAN, BAHTİYAR OLAN, MUTLU OLAN O KİMSEDİR Kİ
Peygamber Efendimiz (sav) Müslümanlara fitneden kaçınma, fitneye iştirak etmeme ve sabırlı olma tavsiyesinde bulunmakta ve böyle davranan kişiyi övmektedir. Dolayısıyla burada Said Nursi Hazretleri’nden bahsedildiği iddiası doğru değildir.
HADİSTE GEÇEN “FE-VAHEN” KELİMESİNİN ANLAMLARI
Hadisin sonunda yer alan “Fevahen” ifadesi ise Mehmet Ali Kaya tarafından,“yüzü açık ve sakalı yok” anlamında kullanılmaktadır. Oysa hadiste geçenFEVAHEN kelimesi hem mana olarak hem de konu akışı olarak böyle bir anlam taşımamaktadır.
1- Sünen-i Ebu Davud şerhinde bu kelimenin anlamı şöyle açıklanmaktadır:
Kendisini fitne zamanlarında koruyan kişi kurtuluşa erendir (Said; Mutlu), eğer fitnelerle imtihan olursa ona gereken sabırdır, bunu yapamazsa vah ona.
Kendisini fitne zamanlarında koruyan kişi kurtuluşa erendir (Said; Mutlu), eğer fitnelerle imtihan olursa ona gereken sabırdır, bunu yaparsa ona müjdeler olsun.
2- İbn Malik’e göre ise, “fevahen” ifadesi “telehhüf” (özlem duymak) anlamına gelip, hayret ve hoş karşılama manasında kullanılmıştır. Dolayısıyla burada “sabreden o kimsenin sabrı ne kadar da güzeldir” denilmektir. Sözlükte tenvinli ve tenvinsiz kullanılan bu kelime hem güzel bir şey karşısındaki hayreti hem de bir kayıptan doğan özlemi ifade eder. (Kaynak: Mecmeu’l-bahreyn, c.1, s.466)
3- Lisanü’l-arab’da ise “Vahen” kelimesi telehhüf anlamına gelip, bir şey karşısında hayrete düşmek olarak açıklanır. (Kaynak: Lisanü’l-arab, c.13, s.564)2- İbn Malik’e göre ise, “fevahen” ifadesi “telehhüf” (özlem duymak) anlamına gelip, hayret ve hoş karşılama manasında kullanılmıştır. Dolayısıyla burada “sabreden o kimsenin sabrı ne kadar da güzeldir” denilmektir. Sözlükte tenvinli ve tenvinsiz kullanılan bu kelime hem güzel bir şey karşısındaki hayreti hem de bir kayıptan doğan özlemi ifade eder. (Kaynak: Mecmeu’l-bahreyn, c.1, s.466)
Tüm bu sahih kaynakların ortaya koyduğu gibi, hadisin ne Bediüzzaman Hazretleri’nin şahsına hitap eden ne de Hz. Mehdi (as)’ın sakalsız olacağını işaret eden hiçbir manası bulunmamaktadır.
2- “SORULARLA RİSALE” ADLI İNTERNET SİTESİNDE YER ALAN, “HZ. MEHDİ (AS)’IN SAKALI OLMAYACAĞI” İDDİASI DOĞRU DEĞİLDİR:
“Şüphe yok ki said (bahtiyar) fitnelerden uzak kalandır {Resûl-ü Ekrem (a.s.m.), bu cümleyi üç defa tekrarlamıştır.} Fakat fitnelere mübtelâ olur ve sabreder. Ona müjdeler, onu o hale düşürenlere de yazıklar olsun." Bu hadiste geçen, üç defa tekrar edilen ve yukarda "müjdeler olsun" diye mânâlandırılan “fevâhen” kelimesinin değişik mânâları, Alleme Aliyyü'l-Karî'nin Mirkatü'l-Mefatih'inde, Rumuz ve Levamî'de izah edilmektedir. Rumuz'un kenarında "fevâhen" kelimesine “el-vehyü”, yani “sakalı tıraş edilmiş” mânâsının da verildiği görülmektedir.Tezkire-i Kurtubî'de de aynı mânâya yer verilir.
BURADA BAHSEDİLEN "RUMUZ’UN (YANİ RAMÜZ EL HADİS’İN) KENARINDA ‘FEVAHEN’ KELİMESİNE ‘EL VEHYÜ’, YANİ ‘SAKALI TIRAŞ EDİLMİŞ’ MANASININ VERİLDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR" İDDİASI DOĞRU DEĞİLDİR!
Sorularla Risale sitesinde ise, Mehmet Ali Kaya’nın iddiası tekrarlanmakta, buna ek olarak bir de hadisin yanındaki şerhte “EL VEHYÜ” yani “SAKALITIRAŞ EDİLMİŞ” kelimesinin geçtiği söylenmektedir. Oysa, aşağıda görülenRamüz El-Ehadis kitabının 100. sayfasının orjinalinde, OKLA İŞARET EDİLEN HADİSİN YANINDAKİ NOTTA, BÖYLE BİR İFADENİN YER ALMADIĞI AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR!
Yanda yer alan notta, “EY YUNAZİ VE YUHACİC” kelimeleri geçmekte ve bu kelimeler “münakaşa etmek” anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla bu notta ‘sakal’ ya da ‘sakalsız’ diye ifade edilen herhangi bir kelimeGEÇMEMEKTEDİR.
METNİ BÜYÜTMEK İÇİN RESME TIKLAYINIZ
|
RAMÜZ EL HADİS’TE YER ALAN HADİSİN TÜRKÇESİ ŞÖYLEDİR:
6. hadis
Mesud kimse fitnelerden uzaklaştırılmış kimsedir. Fitneye düşmüş de sabretmiş, ne güzel şey, ne güzel şey, ne güzel şey. Fitneyi yayanların ise, vay haline, vay haline, vay haline.
AHMET ZİYAEDDİN NAKŞİBENDİ GÜMÜŞHANEVİ HAZRETLERİ’NİNRAMUZ’UL HADİS’İN ŞERHİ OLAN “ŞERHU RAMUZÜL EHADİS” ADLI ESERİNDE SAKALLA İLGİLİ HİÇBİR İFADE YOKTUR!
Aşağıda yer alan Ahmet Ziyaeddin Nakşibendi Gümüşhanevi Hazretleri’ninRamuz’ul Hadis’in şerhi olan “Şerhu Ramuzül ehadis” adlı eserinin 1. cildinin 652. sayfasında, BÖYLE BİR İFADENİN VAR OLMADIĞI AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR!
“Gerçekten de “said” (bahtiyar) kimse fitnelerden uzak kalandır” ibaresinin üç kez tekrarlanması tekit ifade eden bir mübalağa anlamına gelir.
“Sabreden” ibaresinden kasıt insanların zulmüne ve eziyetine uğrayan fakat bunları kendisinden defetmeyen kimsedir.
“Fevahen” (bu kelimenin aslı “vahen” olup “fe” sadece bir bağlaçtır.) kelimesi ise onun işlerinin yolunda gideceği (ne mutlu o kimseye) anlamına gelir.
Hadisin anlamına gelince: Bir insanın yaşamı boyunca ulaştığı saadetlerin en büyüğü Allah’a itaat konusundadır. Yani bu saadetlerin en büyüğü ve en mükemmelidir. İnsanın yaşam süresi uzadıkça itaati, güzel amelleri ve Rahman’ın rızasına yakınlığı da çoğalır. Bir insanın yaşamı boyunca uğrayacağı en büyük bedbahtlık Allah’a isyanı ile olur. Yaşamı uzadıkça isyanı ile günahları çoğalır ve sonunda da ateşe atılır. (Ahmed Ziyaeddin Nakşibendi Gümüşhanevi, Şerhu ramuzü'l-ehâdîs, 1875, c.1, s.652 (Eser; Levamiü'l-ukul min şerhi ramuzi'l-ehâdîs olarak bilinir.) (Arapça Bir Eser))
SORULARLA RİSALE SİTESİNİN, “RAMUZ-EL HADİS’TE OLDUĞU GİBİ,TEZKİRE-İ KURTUBÎ'DE DE AYNI MÂNÂYA YER VERİLİR” İDDİASI DOĞRU DEĞİLDİR!
Tezkire-i Kurtubi adlı eserde, iddia edildiği gibi sakalla ilgili hiçbir yorum veya açıklama yoktur!
KISALTILMIŞ TEZKİRE-İ KURTUBİ’NİN 2. CİLDİNDEKİ ‘FİTNELER’ BÖLÜMÜ, 135. SAYFASINDA YER ALAN HADİS ŞÖYLEDİR:
|
HADİSİN 136. SAYFADA YER ALAN TERCÜMESİ İSE ŞÖYLEDİR:
|
ARAPÇA SÖZLÜKLERDE ‘FEVAHEN’ KELİMESİNİN KÖKÜ OLAN ‘VAHEN’ VE ‘EL VEHYÜ’ KELİMELERİNİN ANLAMI ‘SAKALSIZ’ DEĞİLDİR
ELMUNCİD İSİMLİ (ARAPÇA / ARAPÇA) SÖZLÜKTE İSE ‘FEVAHEN’ VE ‘EL VEHYÜ’ KELİMELERİNİN ANLAMLARI ŞÖYLE AÇIKLANMIŞTIR: (SF. 922)
Elvehyu: Bir şeydeki çatlak.
Vahen: Güzel bir şeyden dolayı kullanılan hayret (taaccüb) kelimesi. (Ne güzel, amma da güzel vb.)
Aynı zamanda kaybolan bir şey dolayısıyla kullanılan hayıflanma ifadesi. (Ah, vah gibi)
Dolayısıyla tüm bu sahih, muteber eser ve sözlükler açıkça göstermektedir ki, hadiste kullanılan ‘fevahen’ ifadesinin, ‘sakal’ anlamına geldiği, hadisin Hz. Mehdi (as)’ın sakalsız olduğunu söylediği manası yoktur.
Nitekim Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)’a ilişkin bildirdiği hadislerle, Mehmet Ali Kaya’nın ve Sorularla Risale internet sitesinin iddialarının asılsızlığını çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Resulullah Efendimiz (sav), Hz. Mehdi (as)’ın siyah renkli, sık sakallı bir kimse olacağını bildirmiştir:
HZ. MEHDİ (AS)'IN SAKALI BOL VE SIK OLACAKTIR
(Hz. Mehdi (as)'ın) SAKALI BOL VE SIK OLACAKTIR. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)
(Hz. Mehdi (as)'ın) SAKALI SIKTIR. (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul Al-Huseyni El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, sf. 163)
... (Hz. Mehdi (as)'ın) Siyah saçlıdır. SİYAH SAKALLIDIR. (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")
... (Hz. Mehdi (as)'ın) Yüzünün nuru, saçının, SAKALININ VE BAŞININ SİYAHLIĞI üzerine gün gibi parlar ve ona yücelik verir.(Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")
HZ. MEHDİ (AS), GÜR SAKALLI... (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")
HZ. MEHDİ (AS)'IN SAKALI YANLARDA AZ, AŞAĞI TARAFI İSE UZUN OLACAKTIR
... (HZ MEHDİ (AS)) ORTA BOYLU, ESMER, MECZUM (HAFİF SAKALLI), KEVSEC (SAKALI YANLARDA AZ, AŞAĞI TARAFI UZUN OLAN); ... BİR ADAM Kİ, ONA ŞUAYB BİN SALİH DENİLİR. BEYAZ ELBİSELİ, SİYAH SANCAKLI 4000 KİŞİNİN KUMANDANIDIR...(Fetava-i Hadîsiyye, Ebü'l-Abbas Şehabeddin Ahmed İbn Hacer el-Heytemi-41)